Başarıya ulaşmak için disiplin derler. Bir konuda başarıya ulaşmak isterseniz hedef koyun, sonra her gün emek ve sabırla, ve olmazsa olmaz disiplinle hareket edin.
Disiplinle hareket etmek. Bu sözü hiç sevmiyorum. Sanki üstümde büyük bir baskı oluşturuyor. Disiplin deyince hep aklıma mürebbiye okulları, beyaz bebe yakalı siyah uzun elbiseli hocalar geliyor. Disiplin benim için zor olan, beni kısıtlayan, engelleyen bir şey demek. Peki gerçekten öyle mi. Gerçekten başarıya ulaşmak için disiplin mi gerek.
Kendime bakıyorum, başarılı olduğu konular ve başarısız olduğum konular var. Adına disiplin demesem de her gün severek veya sevmeyerek düzenli yaptığım şeyler var. Her gün başlayıp ertesi gün bıraktığım şeyler de var.
Her Pazartesi diyete başlamak, her hafta egzersize başlamaya karar vermek ve belki hiç yapmamak. Sigarayı bırakmak istemek ama her sabah ilk kahvede bir tane daha içmek. Sonra ben hiç disiplinli değilim demek. Tanıdık geldi mi.
Oysa dönüp bakın hepimizin hayatında bu şekilde yapamadığı ama bir taraftan da çok iyi yaptığı, disiplinli olduğu, başarılı olduğu şeyler var. Aralarında ne fark var dersiniz. Başarıya ulaşmak nasıl mümkün?
Size kendi deneyimlerimden birini aktarmak istiyorum, belki sizin için ilham olur. Ya da belki de benim için …
Benim temsil sistemim % 60 civarı dokunsal, % 30-35 görsel, çok az, ayıp olmasın diye biraz da işitsel % 3-5 kadar. Temsil sistemleri ile ilgili ayrı bir yazı yazacağım, bu yazımda detayına girmeyeceğim. Şimdi konumuz alışkanlıkları değiştirmek.
Başarıya Ulaşmak İçin Beni Engelleyen Neydi?
2018’de tekrar karşıma çıktı bu konu. Geliştirmek için neler yapabileceğim bilgisiyle beraber. Şöyle derler temsil sistemi kas gibidir. Çalışırsan, ama dikkatini vererek, emek ve sabır göstererek, geliştirilebilir. Bunu yaparak üç temsil sistemini de neredeyse eşit hale getirmiş insanlar var.
Kısa bir süre denedim ben de. Diğer zamanlarda görmeden ya da yazmadan duramadığım için araba kullanırken bir şeyler dinlemeye çalıştım. Kitaplar indirdim, youtube açtım. Ne denediysem yok olmuyor, anlamıyorum. Hele youtube açtığımda bir de, gözüm kayıyor, daha kötü kaza yapıcam. Her gün bir şey yapmayı denedim, disiplinle ama işe yaramıyordu.
Ben de dedim boş ver, konfor alanına dön, olmasa da olur nasılsa, hayat aynen devam ediyor. İşitselliğimi arttırsam ne değişecek ki?
Davranış Değişikliği Modeli
Geştalt’e göre Davranış değişikliği, öğrenme gelişimi bir çan eğrisi grafiği şeklinde. Bu kuramı getiren Fritz Perls “eyleme dönüşmeyen tüm farkındalıklar pişmanlıktır” demiş. Tam olarak öyle, dönüp bakın pişmanlıklarımız, ah keşke dediğimiz şeyler genelde yapmadıklarımız.
- İlk aşama sezme aşaması. Konu ile ilgili bir şeyleri değiştirmemiz gerektiğini sezme halimiz. Çok derinden gelen, ya artık bunu değiştirmem gerek dediğimiz durum. Sigarayı bırakmam lazım dediğiniz, ya da benim işitselliğimi arttırsam iyi olur dediğim durum.
- İkinci aşama farkındalık. Davranışla ilgili deneyimlerin biriktiği ve artık kişinin bunu değiştirmem lazım dediği an.
- Üçüncü aşama eylem. Farkına vardığınız şeyi değiştirmek için eyleme geçmeniz gerekir. Yanlız eyleme geçmek birçok insan için o kadar kolay değil. Konfor alanı, aslında güvenli alan, bildiğimiz bir alan. Değişiklik ise neler getireceğini bilmediğimiz bir alan. Bu yüzden farkındalık yaşamak eyleme geçmek için yeterli olmuyor ne yazık ki. Sigarayı bırakmaya çalışıp ertesi gün tekrar başlamak mesela.
- Eyleme geçemiyorsanız kendinizi suçlamayın. Eylem ancak yeterli motivasyon varsa mümkün oluyor. Motivasyonunuz azsa konfor alanına dönüş kaçınılmaz. İnsan gerçekten yürekten istediğinde adı disiplin olmuyor, severek yapıyor. Motivasyon kişinin tamamen kendisinin bulabileceği birşey. Kimse kimseyi eyleme geçirmek için motive edemiyor, gerekli ortamı yaratmak mümkün sadece. Sigarayı bırakacaksanız siz bırakabilirsiniz, başkası size yardımcı olabilir sadece.
- Sonrasında en önemli aşama geliyor, temas. Eyleme geçildiği anda deneyimlediğimiz şeyler temas anı. Eski gider, yeni gelir, yeni düzen, yeni alışkanlıklar. Yeni olan neyse onun çerçevesi belirlenir. Bildiğimizden farklı bir alan, belki de güvenilir olmayan bir alan. Sigarayı bırakmaya çalışıyorsunuz mesela, yemek sonra herkesin bir tane yaktığı an işte temas anı. Bu aşama en zor aşamadır. Motivasyon devam ederse, alacağımız desteklerle bir sonraki aşamaya geçebiliriz. Ama olmaz da geriye farkındalık aşamasına düşersek, o zaman durum giderek vahimleşir. Artık “denedim olmadı” diyebileceğimiz bir farkındalık alanına düşeriz. Böyle bir durumdaysak, birkaç defa deneyip başaramadıysak, tekrar eyleme geçmek için daha çok motivasyon gerekir. Ne kadar çok düşerseniz o kadar daha fazla motivasyon. Hatta bu düşmeler çok fazla olup da bir eşik aşılırsa “ne denediysem olmadı, olmuyor” gibi inanç kalıpları geliştirebilir insan.
- Sonraki aşama geri çekilme. Temas aşaması geçer, yeni alışkanlıklar eskinin yerini alır. Ben mesela artık düzenli podcast dinlemeye başlarım
Bu aşamada insan son bir denenir. Oldu mu, alışkanlıklar artık oturdu mu diye. Hala eskiye dönme ihtimali vardır.
- Bu aşama da geçilirse nirvana, özümseme aşaması. Artık yeni durum alışkanlığınız olmuştur.
Bu eğri tüm davranış değişiklikleri için geçerli, sigarayı bırakmak, egzersize başlamak, sağlıklı beslenmek, aklınıza ne gelirse.
Motivasyon Ne Kadar Önemli?
Benim için de öyle oldu. Pandemiyle birlikte artık kimseye dokunmadığımız, yan yana gelemediğimiz uzun bir zaman geçirdik. Benim gibi dokunsal biri için çok kolay olmayan bir dönem. O zaman daha net anladım neler kaybettirdiğini. Mesela benim için sosyalleşme arkadaşlarımla veya ailemle birlikte yany ana olup paylaşmak. Telefonda konuşmaktan hiç hoşlanmıyorum, ya da sosyal medya veya whatsapp mesajlarıyla sosyalleşemiyorum, Özellikle whatsapp’dan gönderilen sesli mesajlara hastayım. Çok uzun bir metin olsun, 30 sn’lik ses kaydı olmasın ne olur. Dinlediğimi anlamam için mutlaka yazarak ona dokunmam gerekiyor. Bir ekrana bakarak dokunamadığım insanlarla bir şey hissedemiyorum. Böyle olunca bir bakıyorum mesela whatsapp grubunda arkadaşlar gayet sosyal, muhabbet sonuna kadar devam, ben dışarıdan izliyorum ve genelde yanlış anlaşılıyorum. Yani anlayacağınız, ya kendi başıma münzevi hayatı ya da işitselliğimi arttırmak. Tabii ki ikincisi 😊
İlla negatif bir olay mı yaşamamız lazım, pozitif şekilde motivasyon sağlanamaz mı. Tabii sağlanabilir.
“Her insan zihni, gerçek bir tutkuyla dolana ve bunu gerçekleştirmek için kesin bir karara varana kadar, muhteşem ama uyumakta olan bir güçtür.”
Edgar F. Roberts
Motivasyonu Nasıl Sağlarız?
Başarıya ulaşmak için en önemli şey motivasyon, tutku yaratmak. Motivasyon için Darel Rutherford’un Çözüm Olmak kitabında tutku yaratmakla ilgili yazanlara bir bakalım.
Darel’a göre:
- İlk adım ilham. Hayal etmek, yeni hayatınızı, sigarayı bıraktığınızda rahat nefes aldığınızı, merdiven çıkarken yorulmadığınızı hayal etmek size ilham verir.
- İkinci adım tutku. Hayalinizi sürekli gözünüzde canlandırdığınızda o yeni gerçeklikte yaşamaya başlarsınız. Onu yürekten hissedersiniz. Bu aşamada isteğiniz tutkuya dönüşmeye başlar.
- Üçüncü adım heves. Hayaliniz gerçek gibi görünmeye başlar. Sadece istemekle kalmazsınız, artık istediğiniz şey sizin gerçeğiniz olur.
- Bundan sonraki aşama eylem.
Önce ilham yaratalım. Bunun için bir çalışmamız var.
Değiştirmek istediğiniz şeyi neden değiştirmek istediğinizle ilgili 20 neden’lik bir liste oluşturun. Neden sigarayı bırakmak istiyorsunuz. En az 20 neden bulmanız önemli.
20 nedeni öncelik sırasına göre dizin ve ilk iki maddeyi bulun.
Bu iki madde gerçek olsaydı hayatınızda neler değişirdi?
Nasıl hissederdiniz?
Tutku yaratmak için gözlerinizi kapatın ve hayal edin.
Başarılı olduğunuzu hayal edin, kendinizi yeni alışkanlığınızla görün, duyun, hissedin. Yeni alışkanlıkla sahip olduğunuz yeni şeyleri görün. Yazdığınız 20 maddelik listede yazdıklarınızın gerçek olduğunu hayal edin. İşitselseniz mutlaka yüksek sesle hayalinizi söyleyin.
Çok basit gibi görünüyor ve yok canım bu şekilde nasıl motive olacağım diyenleriniz vardır. Unutmayın sizi eyleme geçmekten alıkoyan şey bilinçaltınız ve bugüne kadar oluşturduğunuz olumsuz inanç kalıplarınız. Tek yapmamız gereken yeni inanç kalıpları ve yeni gerçeklikler oluşturmak. Bilinçaltınız hayalle gerçeği birbirinden ayıramıyor. Ve yeni bir şeyin zihinde ve hücresel bellekte kalıcı olarak yerleşmesi 21 gün sürüyor. Bu nedenle bu çalışmayı 21 gün boyunca, sadece 5 dk yapın, farkı göreceksiniz.
Yarını var etmemizdeki tek engel, bugüne dair duyduğumuz şüphelerdir.
Franklin Delano Roosevelt
Ben şu an motivasyon aşamasındayım. Bir kez farkındalığa düştüm ama motivasyonum düşüktü. Şimdiyse motivasyonum büyük. Bakalım hayat ne gösterecek.
Sevgiyle kalın…
