EĞİTİM PORTALI Kayıt

Zaten üye iseniz Giriş

Bilinç ve Bilinçaltı

Bilinç ve bilinçaltı, hepimizin üstüne çokça konuştuğu bir konu. Ancak birçoğumuz aslında nasıl işlediğini tam olarak bilmiyoruz. İkisi de bizim parçamız ve öyle olduğunu düşünmesek de ikisini de biz yönlendiriyoruz.

Nasıl mı? Hadi bakalım.

Bilinç Nedir?

TDK’ya göre bilinç:
“- İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur
– Temel bilgi, temel görüş
– Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur”
https://sozluk.gov.tr/

Özetle etrafımızdaki herşeyi, olayları, insanları, dünyayı algılama yetisi, tabii kendimizi de. Beş duyumuzla algıladığımız ve algıladığımızın farkında olduğumuz herşey bilinç alanında.

Bilincin özellikleri şöyle:
• Zaman algısı var, dün, bugün ve yarın şeklinde olayları sıralayabiliyor

• Çalıştığı zaman bir süre sonra yorulur, dinlenmesi gerekir.

• Hafızası kısa zamanlıdır.

• Bilgi seri olarak alınır, aynı anda sadece tek bir bilgi alınıp işlenebilir. (Multitasking dediğimiz şey yalan yani :))

• Mantıklıdır, olan olayları mantık süzgecinden geçirir

• Kararlarını ve seçimlerini mantıklı olarak verir

• İrade bu bölümdedir.

Bilinçli olarak bir seçim yaptığımızda, bir şeye düşünerek “benim için en doğrusu bu” dediğimizde bilincimizle hareket etmiş oluyoruz.
Ancak ne yazık ki kararlarımızın çok büyük bölümünü bilincimizle değil, sürüngen beynimizle alıyoruz. Yani bilinçaltımızın etkisiyle. Sonra bu verdiğimiz kararları bilincimizle haklı çıkararacak bahaneler üretiyoruz. Ve bilincimizle aldığımızı sanıyoruz.

Bilinçaltı Nedir?

TDK ne diyor yine önce ona bakalım.
“Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur”
Tam da böyle. Bilincimizin dışında. Biz genelde orada olduğunu bile farketmiyoruz. Ama ihtiyacımız olduğunda, birşey hatırlamaya çalıştğımızda oradan bilince taşıyabiliyoruz.

Bilinçaltımız her saniye 5 duyumuz üzerinden 70 milyon veri alıyor. Yanlış okumadınız, her saniye 70 milyon veri. Siz bilincinizle hatırlamazsınız, ama evinizin penceresinden dışarı bakarken yoldan geçen kişinin elindeki poşette ne yazıyor bilinçaltınız hatırlar. Bu 70 milyon verinin sadece 2000 tanesini kayıt eder. Alınan veriler bir A4 sayfası büyüklüğünde, aynı harry potter filmlerindeki gazeteler gibi, hareketli şekilde kaydedilir. Yani herşey sanki o anda oluyor gibi.

Bilinçaltımızın kayıtlarında, yaradılıştan bu yana tüm gördüğümüz, yaşadığımız, duyduğumuz herşey, anne karnından bugüne kadar olan herşey ve atalarımızdan aldığımız tüm veriler bulunur. Ve bir de tüm bu üç veriyle şekillenen en muhtemel gelecek.

Kayıt için en önemli şey tekrar ve duygu şiddetidir. Birşeyi sürekli tekrarlarsanız ve içinde çok yoğun duygu barındırıyorsa, kayıt o kadar kalıcı olur. Biz her gün bir sürü şey düşünüyoruz. Düşündüklerimizin çoğu otomatik pilotta ve % 90’I neredeyse birbirinin aynı, hepsi hayat amacımız doğrultusunda şekilleniyor. Ve hergün çok benzer duyguları yaşıyoruz. Bilinçaltımız neredeyse her gün aynı şeyi keydediyor, benzer duygularla birlikte.

Bu yüzden de sürekli benzer şeyler yaşıyoruz.

Bilinçaltı öyle tahmin edilen gibi kendi kendine hareket etmez, bilinçli zihinden emir alır. Genelde biz bunun farkına bile varmayız. Düşündüklerimiz, kendi kendimize söylediklerimiz bilinçaltımız için emirdir.

Yani aslında bilinçaltı korkacağımız birşey değil, tam tersi, bilincimizle emir verebilir, yeni veriler girebilir ve bu şekilde yepyeni istediğimiz gibi bir hayatı yaşayabiliriz.

Bilinçaltımızın Özellikleri

• Zaman algısı yoktur, herşey şimdi şu anda yaşanır. Belki 15 yıl önce yaşadığınız bir travma veya çok büyük sevinç, bilinçaltınızda şimdi yaşanıyor gibi saklanır.

• Dinlenmeye ihtiyacı yoktur, 24 saat, siz uykudayken bile çalışmaya devam eder. Uyuduğunuzda yanınızda televizyon açıksa mesela oradan depolamaya devam eder. Bu yüzden gece yatarken TV açmamak, tam tersi sakinleştirici bir müzik, mantra veya olumlama dinlemek en iyisidir.

• Hafızası sonsuzdur diyebilirim. Yaradılıştan bugüne herşey bilinçaltımızda saklanır. Devasa büyüklükte bir kütüphane saklıyoruz içimizde.

• Aynı anda birçok veriyi alabilir, birçok görevi yapabilir. Siz bilincinizle birşeye odaklanırken o yan tarafta olan başka bir veriyi kaydedebilir.

• Tüm bilgiler duygularıyla birlikte saklanır. Bilincinizle hatırlamadığınız şeyler, mesela 3 yaşındayken düşüp dizinizi kanatmanız ve bu sırada hissettiğiniz acı sanki şimdi şu an yaşanıyor gibi hareketli olarak kayıtlıdır.

• Doğru-yanlış, mantıklı-mantıksız gibi kategoriler, etiketleri yoktur. Her ne ise sadece depolar.

• Genellemeler ve varsayımlar yapar. Bir konuyu bir isimle kaydettiyse o isimde herkes için o konu geçerli olur. Çok sevdiği bir arkaşı var mesela, ismi Zühal (:)), tüm Zühalleri tanımadan sevebilir.

• Sembolleri, resimleri sever. Bilinçaltınıza almak istediğiniz şeyi resimlerle anlatmak okumaktan daha iyi sonuç verir.

• Espri anlayışı yoktur. Siz bilincinizle espri yaparsınız ama o gerçek olarak kaydeder. Söylediklerinize dikkat edin.

• 5 yaşında bir çocuk gibidir. Öyle uzun, karışık cümleleri anlamakta zorlanır. Mesela “ben sevgiyim” dediğinizde bunu anlar, ancak “evrendeki tüm sevgi şimdi şu an ana kaynaktan geliyor, taç çakramdan girip tüm bedenime yayılıyor” derseniz ne anlar Allah bilir.