Ayurveda geçmişi 5000 yıldan daha eskiye dayanan ve kökleri Hindistan’daki Vedik kültüre bağlı olan, en eski doğal iyileştirme sistemlerinden biri. Sankritçe ayu-yaşam ve veda-bilim kelimelerinden oluşuyor, ve Yaşam ve Uzun Ömür Bilimi olarak geçiyor.
Ayurveda beden-zihin-ruh dengesinde çevreyle uyum içinde yaşama sanatıdır. Amacı doğayla evrenle uyumlu, beden, zihin ve ruhun yani bilincin dengede olduğu sağlıklı, mutlu, uzun ve kaliteli bir yaşam sürmektir.
Ayurveda’da beslenme ayrı ve çok önemli bir yer tutar. Beslenmenin temelindeki inanış “Biz ne, nerede, ne zaman, nasıl ve neden yediğimizin sonucuyuz.” Ayurveda’ya göre bedene alınan tüm besinler sırasıyla bedendeki yedi dokuyu oluşturur ve en son olarak hücre içinde bilince dönüşür. Öyle ki sindirim yiyecekleri bilince dönüştüren suptil bir süreç olarak görülür.
Dünyada var olan her şeyde, besinlerde ve bizde de, farklı oranlarda beş element bulunur. Amaç denge olduğu için doğru beslenme için yediğimiz yemekleri seçerken bu beş elementin durumuna göre seçimlerimi yaparız. Elementler mevsime, yaşa, lokasyona ve dosha dediğimiz vücut tipine göre değişiklik gösterir, bu nedenle besinlerimizi seçerken bunlara dikkat ederek dengeye ulaşmayı hedefleriz.
Ayurveda ne yediğimizin yanı sıra nasıl yediğimize de odaklanır, hatta nasıl yediğimiz ne yediğimiz kadar, belki daha fazla önemlidir.
Yemek öncelikle sevgiyle hazırlanmış olmalıdır. Yemek pişirirken akıldan geçen düşünceler olduğu gibi yemeğin içine enerji olarak geçer. Eğer yemek olumsuz şeyler düşünülerek pişirildiyse o olumsuz düşünceleri yemekle birlikte enerji olarak alırsınız. Bu nedenle yemeğin sevgi ile pişirilmiş olmasına önemlidir. Eğer dışarıda yenilmek zorundaysa, yemeğe 3 defa sen sevgisin diyerek sonrasında tüketmek enerjisini biraz olsun değiştirecektir.
Yemek şükredilerek yenilmelidir. Tüm yiyecekler doğanın bize armağanıdır, ve sindirim sonucunda bilince dönüşecektir. Yani aslında biz saf bilinci yemek formunda besin olarak alıyoruz. Bu bilince var olduğu ve bizi beslediği için şükretmek önemlidir.
Yemek farkında olarak sadece yemeğe konsantre olarak yenilmelidir. Zihin neredeyse sindirim ateşi dediğimiz agni oraya gider. Yemeğe konsantre olduğumuzda sindirim süreci doğru şekilde işler. Televizyon gibi başka uyaranlarla birlikte yemek yenildiğinde, sinidirim ateşi dikkatin olduğu yere gittiği için sindirimde sorun yaşamamız kaçınılmazdır.
Yemekler lezzetli olmalı ve tüm duyu organlarını tatmin etmelidir. Biz koku, tat, görüntü ve ağızda bıraktığı sesi alabiliyoruz, ancak yemeğe dokunmuyoruz. Beş duyunun tamamının tatmin olması için Hindistan’da yemekler ellerle yenir. Önce yemeği görür, kokusunu alırsınız. Sonrasında ona dokunarak sindirimi başlatırsınız. Ağıza alındığında zaten vücut sindirime hazırlanmış olur.
Yiyeceklerin pişmiş olması önerilir. Çiğ gıdaların sindirimi zordur. Bu nedenle yemekte % 25’den fazla çiğ gıda tüketilmesi önerilmez. Gıda çiğ olduğunda pranası çok daha yüksektir, ancak gıdanın sindirilebilir olması önemlidir. Sindiremediğimiz her şey vücutta toksin olarak birikir. Sadece çiğ gıdayla beslenmek sindirimi zorlar ve dengesizliğe yol açabilir.
Yiyeceklerin sıcak veya oda sıcaklığında olması önerilir. Soğuk yiyecekler sindirim ateşini söndürebileceği için çok fazla tüketilmesi önerilmez. Özellikle içeceklerin oda sıcaklığında hatta sıcak olması tercih edilir.
Yemeklerde az miktarda sıvı alınması önerilir. Fazla miktarda alınan sıvı sindirim ateşini olumsuz etkileyebilir ve sindirimi zorlayabilir.
Sindirim ağızda başlar. Bu nedenle, yiyeceklerin yutulmadan önce çok iyi çiğnenmesi, her diş için bir defa olmak üzere 32 defa, önemlidir.
Sindirim 6 aşamadan, toplam 6 saatten oluşur. Sindirim tamamlanmadan meyve haricinde başka bir yiyecek tüketilmesi önerilmez. Sindirim pilav pişirmek gibidir. Pilav pişerken tencereye aralıklarla pirinç atarsanız, yemek tamamlandığında pirinçlerin bazıları çok bazıları az pişmiş olacaktır. Sindirim de aynı böyledir. Öğün aralarında yenilen yiyecekler doğru şekilde sindirilmez ve vücutta toksin oluşturur.
Yediklerinizi elementlerine göre seçmenin yanı sıra nasıl yediğiniz ve beslenmenin temel ilkelerine uymak sindirim kolaylaştırır. Bir söz vardır “ne yerseniz o’sunuz” diye. Ayurveda’ya göre “siz ne yediğiniz değilsiniz, siz ne sindirdiğinizsiniz.” Ne kadar faydalı, sağlıklı beslenirseniz beslenin sindiriminiz iyi olmadığında o besinleri vücudunuza alamazsınız ve vücutta toksinler birikir. Bu nedenle ne yediğiniz kadar ve hatta daha da fazla nasıl yediğiniz önemlidir.
Sağlıkla kalın…
